Arıcılıkta Büyük Mum Güvesi – Petek Güvesi- (Galleria Mellonella L.)

Bahar ayları önce kabartılmış, sonra da temel peteği en çok kullandığımız aylar. Bu mevsimde herhalde arıcının en çok keyiflendiği zaman, kovanı açtığında koloninin petek “istediğini” gördüğü andır. Bu an ne kadar keyifli ise, istenen peteği vermek için elini attığında; geçen sezondan sakladığı kabartılmış peteklerinin mahvolduğunu görmek o denli sinir bozucudur. Suçlu hemen her zaman “petek güvesi”dir.

Kabartılmış petek, yani bir bal üretim sezonu sonunda balı sağılmış ve tekrar kovana verilerek yeniden kullanım olanağı olan petek; arıcıya sadece para değil, zaman kazandıran bir ürün ve koloninin bir kilo mumu ortalama 10-12 kilo bal harcayarak ürettiği düşünüldüğünde aslında arıcının sermayesidir.

Bir arı kolonisinin mevsimsel döngüsü düşünüldüğüne ise kabartılmış petek sıradan bir ürün ve sermayeden de öteye geçer. İyi yönetilmiş, sağlıklı ve güçlü bir arı kolonisi kışa, kış ister bir-iki, isterse dört ay sürsün; artık bal taşımakla, mum örmekle ve yavru bakmakla yorulmayacak bir “kış” arıları nüfusuyla girer. Bu neslin tek işinin kış boyunca salkım olarak, dinlenerek, bal yiyerek hayatta kalmak olduğunu düşünmek büyük bir haksızlık olur. Bahar geldiğinde ve ana arı yumurtlamaya başladığında bu “tembel” arılar birden çılgın bir tempoyla çalışmaya başlarlar. 

Bölgesine göre baharın hangi ayda geldiğinin bir farkı olmaz, çünkü üreme takvimi değişmez. Koloni-nin yeni nesli olacak olan “bahar” arıları en erken 40 gün sonra hazır olacaktır. Kış arıları o zamana kadar nektar ve polen taşımaktan, yavru bakmaya ve zorunlu durumlarda mum örmeye kadar her işi yaparlar. Ve yeni nesil yetişip görevi devraldığında kelimenin tam anlamıyla tükenerek ölürler.

Bu kritik geçiş döneminde, kışa ne kadar güçlü girersek girelim, kolonimizin sayısı yeteri kadar artmaz ve bal akımı dönemine kalabalık bir nüfusla giremezsek, verimli bir bal hasadı yapmamız olanaksızdır. Ana arımız ne kadar iyi olursa olsun, yumurtlayacak göz kalmayınca duracaktır. Burada imdada kabartılmış petek yetişir. Bu açıdan bakınca, basit bir konuymuş gibi görünen iyi korunmuş ve yeterli kabartılmış petek stoğu ve bu stoğun korunması hayati bir önem kazanır. 

Büyük Mum Güvesi (Galleria mellonella L.)’nin Biyolojisi ve Zarar Şekli

Büyük Mum Güvesi, arı kovanlarının bulunduğu yerde akşama doğru uçuş yapar. Ergin dişiler yumurtalarını paket halinde kovanların iç kısmında yarık ve çatlaklar arasına bazen petekler üzerine bırakır, 25-35°C sıcaklıkları arasında ve %40- 70 civarında nemin olduğu ortamda çıkan larvalar peteklerin iç kısımlarında tüneller açarak beslenir, petek gözlerini tahrip eder, ağ örer ve siyahımsı pislikler bırakır. Larvalar mumdan çok petek gözlerindeki arı larva, pupa ve polen kalıntılarıyla beslendikleri için daha eski ve kararmış petekler daha fazla risk altındadır.

Büyük balmumu güvesinin ergin, pupa ve yumurta evresindeki bireyleri kabartılmış peteklerde tahribata neden olmazken, larvaları; uygun çevre şartlarında (sıcaklık, nem, besin) kolonilerin işçi arı varlığına bağlı olarak farklı seviyelerde zarar vermektedirler. Kovanların petek gözlerini bozarak ana arının yumurta koymasına, petek gözlerindeki arı larvalarının gelişmesine de engel olur. Büyük mum güvesi zayıf kolonilere saldırmakta ve büyük tahribata yol açmaktadır. Sağlıklı koloniler genellikle kendilerini bu etkiye karşı koruyabilmektedir. G. mellonella L. asıl zararını koloninin bulunmadığı boş kovanlardaki petekler üzerinde, ama en çok da arıcının balını sağıp, gelecek bahar için sakladığı deposundaki kabartılmış peteklerde gösterir. 

Mücadele Yöntemleri

Büyük mum güvesine karşı kabartılmış peteklerin korunmasında çeşitli ülkelerde kimyasal (Aluminium phosphide, Methyl bromide, Ethylene dibromide, Paradichlorobenzene (Naftalin), Kükürt), biyolojik insektisitler (Bacillus thuringiensis) gibi mücadele yöntemleri farklı şekillerde kullanılmaktadır. Büyük balmumu güvesine karşı kullanılan bu yöntemler, ekonomik olmaması, uygulamasının pratikte pek kolay olmaması, bal ve bal mumunda kalıntı sorununun olması gibi nedenlerden dolayı arıcılar tarafından tercih edilmemekte, ürünün pazar şansını düşürmekte, bu durum ise zararlıya karşı etkin mücadeleyi sınırlandırmaktadır. 

Kabartılmış peteklerin 10°C’nin altında, örneğin soğuk hava depolarında saklanması peteklerde bulunan güve yumurtalarının açılımını ve larva gelişimini engeller. Ancak saklanacak petek sayısı arttıkça bu depoların hacminin de artması gerektiği düşünülünce bu çözümün de sınırlı olacağı ortadadır. Hele güvenin asıl zararı verdiği Muğla, Aydın gibi kışın ılık geçtiği bölgelerdeki koloni varlığı ve dolayısıyla depolanacak petek sayısı, soğuk hava depolarında saklama önlemini fiilen olanaksız hale getirmektedir. Bu bölgelerdeki yaklaşık 1,5 milyon kovanın her birinden 3-5 petek saklansa, 5-7 milyon petek eder ki, gerekli deponun ya da depoların büyüklüğünü siz düşünün. Buna arıcılığın gezginci olarak yapıldığını, arıcılarımızın doğal koşullara bağlı olarak zaman ve sayısını bilemedikleri bir petek saklama-kullanma belirsizliği içinde olmaları eklenince büyük depolar pratikte iyice kullanışsız olacaktır. Lojistik sorunları saymıyoruz bile.

Şoklayarak Saklama

Peteklerin uygun sıcaklıklarda uygun sürelerde şoklanması (-15°C’da 2 saat, -12°C’da 3 saat veya -7°C’de 4,5 saat bekletmek) petekte bulunan yumurtalar da dahil olmak üzere bütün gelişme dönemlerindeki güveleri öldürmektedir. (Akyol ve Korkmaz 2008, Uygur ve Girişgin 2008).

Bu durumda arıcılarımızın -18°C’lik derin dondurucular edinip kabartılmış peteklerini şokladıktan sonra “güve geçirmez” biçimde kapatıp, kuru ve havadar bir yerde muhafaza etmeleri uygun bir çözüm gibi görünmektedir. Böylece hem kalıntı bırakacak yöntemlerden, hem de lojistik sorunlardan kurtulunmuş olacaktır. Ancak bu çözüm de arıcılarımıza bir ekipman ve işletme maliyeti yükleyecektir.

Bir diğer ve fayda-maliyet analizi yapıldığında en ekonomik çözüm ise bölgesel şoklama tesisleridir. Örneğin Muğla’da gezici olarak çalışacak 10 ünite sorunun çözümüne ciddi bir katkı sağlayacaktır. Çambalı hasadının başladığı Eylül ayından başlayarak iki ay süreyle faaliyet gösterecek böyle bir program, iyi düzenlenmiş bir takvimle ve lojistik organizasyonla peteklerin büyük bir bölümünü şoklayıp, hava geçirmez biçimde paketleyip, saklaması için arıcıya teslim edebilir.

Böyle bir gezici tip şoklama ünitesi -25°C, -40°C aralığında çalışacağı için şoklama işlemi daha kısa sürede gerçekleşecektir. Bütün bu işlemin maliyeti petek başına 50-100 kuruşu geçmeyecektir. 

Geçen sene MAYBİR ve Derneğimizin de destekleriyle Muğla Büyükşehir Belediyesi Menteşe’de bir pilot uygulama yapmış ve çok olumlu sonuçlar alınmıştır. Belediyemiz bu sene bu uygulamayı daha da genişleterek tekrarlamayı düşünmektedir. 

Şamil Tunçay Beştoy – ÇARIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön